D U S U N C E Y E Y O N V E R E N L E R
NE MUTLU `MUSLUMANIM` DIYENE..!
Abdulhelim ALMALI
“Salih amel işleyen, Ve ben Müslümanlardanım diyenden daha güzel sözlü kim olabilir?.. (Fussilet:33)”
Hakka davet eden,Nedir Hakk, var olan varlığında şüphe ve tereddüde yer olmayan, ilahi kaynaklı her oluşum.
İnsanın üstün bir varlık olarak yaratılması haktır.
Irklar, kabileler olarak yaratılması haktır.
Renklerin ve dillerin ayrı ayrı yaratılmış olması haktır.
Üstünlüğün takvada olması haktır.
Kureyşli Ebubekir(ra), Farslı Salman(ra), Habeşli Bilal(ra), Giffarlı Ebuzer(ra)’ı ortak mekânda buluşturan bunların içerindeki katmanları, taassupları yıkan birbirlerine kaynaştıran tek şey vardı. İSLAM DİNİ haktır!..
Dolayısıyla, İslam’ı kendilerine din olanların “DİNKARDEŞLİĞİ!..” Haktır.
Ne mutlu, davası islam olup islama davet edenlere!..
Ne mutlu, Allah’a gereği gibi kul olabilenlere!..
Ne mutlu, Allah korkusuyla dökülen gözyaşlarının sahibi olanlara!..
Ne mutlu, Allah’ın haram kıldıklarına bakmayanlara!..
Ne mutlu, Allah için uykusuz kalan, Allah korkusundan ağlayanlara!..
Ne mutlu, yaratılış gayesinin farkına varıp o doğrultuda gidenlere!..
Ne mutlu, Hz. Muhammed(sav)’e ümmet olan/olabilenlere!..
Ne mutlu, LA dedikten sonra izm’lere takılıp kalmayanlara!..
Ne mutlu, kıldıkları namaza veyl çektirmeyenlere!..
Ne mutlu, tuttukları oruçta açlık ve susuzlukta takılıp kalmayanlara!..
Ne mutlu, mallarında fakirlerin haklarını gözetenlere!..
Ne mutlu, Kabe yi turizm mabedi olarak görmeyenlere!..
Ne mutlu, hakkı hak bilip hakka tabi olanlara!..
Ne mutlu, batılı batıl bilip batıldan uzaklaşanlara!..
Ne mutlu, Allah’ın kitabı kur-an’ı anlamak için okuyanlara!..
Ne mutlu, Allah’ın kevni ayetlerini açıp okuyabilenlere!..
Ne mutlu, Allah’ın yaratmış olduğu renkleri, dilleri, ırkları, kabileleri tanıyanlara!..
Ne mutlu, asabiyetlik taassubuna takılıp kalmayanlara!..
Ne mutlu, zalime karşı hakkı söyleyebilenlere!..
Ne mutlu, zulüm, baskı, dayatmalara karşı sessiz oturarak bakmayanlara!..
Ne mutlu, emr-i bil maruf, nehy-i anil münkeri işleyenlere!..
Ne mutlu, islam kardeşliği içerisinde farklılıkları zenginlik olarak görebilenlere!..
Ne mutlu, dünyanın neresinde olursa olsun, mazlumun derdiyle dertlenenlere!..
Ne mutlu, bir zulmü gördüklerinde güç yettiklerinde kaldırmak için çalışanlara!..
Ne mutlu, zulme susmayıp dilleriyle ikrar edebilenlere!..
Ne mutlu, zulmü hiç olmazsa kalpleriyle buğz edebilenlere!..
Ne mutlu, vahiye dayalı ilim peşinde hizmet edenlere!..
Ne mutlu, kur-an öğrencisi olabilenlere!..
Ne mutlu, kendilerine hak anlatıldığında sessiz ve kar kalmayıp dinleyenlere!..
Ne mutlu, islam davetçilerini sevenlere!..
Ne mutlu, müslümanlardanım diyebilene!..
Ne mutlu, hem kendisi hem de insanlık için dua edebilenlere!..
Ne mutlu, iyilikleriyle dolayısıyla yeryüzünde övülüp, gökyüzünde de övülenlere!.
Ne mutlu, mazlumlarla beraber olmayı, zenginlerle olmaya tercih edebilenlere!..
Ne mutlu, gerçek özgürlüğe ulaşmak için, baskıdan sömürüden korkmayıp, heva-hevesinin arzularına esir olmayanlara!..,
Ne mutlu, bireysel ve toplumsal olarak Allah’tan başka ilahlık iddiasında bulunanların tasallutlarından korkmayanlara!..
Ne mutlu, ekonomik ve kültürel alanlarındaki sömürü mantığından, fıtratı bozucu her türlü adaletsizlikten, kula kul olmanın mantığından kurtulabilenlere!..
Evet ne mutlu, “Salih amel işleyen, Ve ben Müslümanlardanım diyenden daha güzel sözlü kim olabilir?.. (Fussilet:33)”
“Ömrüm boyunca oruç tutsam, hiç uyumadan geceleri ibadetle geçirsem, malımı parça, parça Allah yolunda infak etsem, fakat gönlümde Allah'a itaat edenlere karşı bir sevgi, isyan edenlere karşı bir nefret duymasam, bütün bu yaptıklarımdan bir fayda göremem. (Abdullah bin Ömer)”
Nasihatlerin musibetlerden evla olması dileğiyle.
a_h_almali@mynet.com
| TUM MAKALELER |